​Siyaset Bilimi Genel
Photo of author

Eski Düzen Çöküyor: Dijital Çağda Siyasetin Geleceği Ne Olacak?(2024)

Gelecek Nerede Başlar?

Aslında geleceğin inşası, sektörlerden bağımsız olarak 3 şekilde başlar ve devam eder:

1- Bilgiyle

2- Cesaretle

3- Süreklilikle

Peki, yolun doğru yol olduğunu nasıl bileceğiz? Ya yanlış yolda ilerliyorsak ya da doğru yolda olabilirsiniz ama bilgimizin yeterli, cesaretimizin tutarlı ve sürekliliğimizin sağlam olduğunu nasıl anlarız? Öncelikle yolun doğru olup olmadığını anlamak için şu soruları sormak faydalı olacaktır:

  • Vizyonumuz net ve ulaşılabilir mi?
  • Planlarımız sağlam bilgi ve araştırmaya mı dayanıyor?
  • Eylemlerimiz vizyonumuzla uyumlu mu?
  • Hedeflerimize ilerleme kaydediyor muyuz?
  • Yolculuğumuzda esnek ve değişime açık mıyız?

Bir işe başlarken ya da devam ederken, bu soruları kendinize hiç sordunuz mu ya da soruyor musunuz?

Ardından araştırma cesaretini kendinizde buluyor musunuz? Bakın hatalı çıkabilirsiniz. İnandığınız değerler sarsılabilir, kolay değildir. Kolay denir ama değildir. Korku güdüsü yüzünden zayıf insanlar inanmadıkları ya da hatalı oldukları yoldam dönmeleri gereken cesareti gösteremezler.

Mesela siz de dijital çağ siyasetinin sürekli değişen manzarasında gezinen bir siyaset profesyoneliyseniz ya da olmak istiyorsanız, öncelikle çağdaş bir oyun kitabına ihtiyacınız olacaktır. Bu sorularla sıklıkla boğuşan biri olarak ben de bakımdım, sonra tekrar bakındım ve hatta tekrar tekrar bakındım ama böyle bir kitabı ne yazık ki bulamadım.

İşte bu makaleyi de bu yüzden yazıyorum. Başarılı dijital kampanyaların ön saflarından gelen pratik önerileri ve iç görüleri inceleyerek, güçlü bir çevrimiçi varlık oluşturmak ve amacınız için destek toplamak için ihtiyacınız olan araçları size en azından ana başlıkları açısından sizlere tanıtmayı planlıyorum.

İnanın bu konu şu anda çok önemli. Eğer başka bir sektörden gelip siyasetin (ve aslında buna STK’ları da dahil edebiliriz fakat biz bu yazıda özellikle siyasi partilerden bahsedeceğiz) uzmanı olduğunuza herhangi bir öncül sebep yokken inanmış ya da inandırılmışsanız, bireysel olarak siyasette tecrübeli fakat yenilikleri takip edememişseniz, kurulu bir partiniz var ama çağa uygun olmadığınızı hissediyor fakat bunun oranını analiz edemiyorsanız ya da yeni bir parti kurmak istiyor fakat özellikle finansal temelleri farklı kurgulayarak 5. Kol faaliyeti ya da gayrimeşru finans kaynaklarına değmek istemiyorsanız bu yazı sizin için önemli olacaktır.

Bakınız artık sosyal medya devrimleri ateşleyebilecek güçtedir. Mesela iklim değişikliğiyle ilgili iyi yazılmış bir “meme”, geniş çapta popüler olma ve küresel eyleme ilham verme potansiyeline sahip. Örnek vermek gerekirse; sosyal medya, #MeToo hareketinin Hindistan’da büyümesinde önemli bir rol oynamış, hayatta kalanları güçlendirmiş ve yasal değişiklik için baskı yapmıştır. Eskiden bunu düşünmek imkansızdı ama artık değil. Yani bir önceki yazımda da anlattığım üzere kampanya yürütmeye yönelik geleneksel yaklaşımlar artık yeterli değil ve hatta bazı durumlarda geçersiz. Yeni bir siyasi parti kuracak ya da eski bir partiyi yeniden hayata geçirecekseniz, siyasi zekanızın yanı sıra dijital bir stratejist de olmanız gerekiyor. Özellikle liderler için stratejist olma kişi o liderin özünde olmalı.

Ve evet o lider mutlaka ama mutlaka dönüştürücü lider olmalıdır. Özellikle Türkiye için konuşacaksak da dönüştürücü lider özelliklerini içselleştirememiş bir “lideri” kulağıma bile damlatmam ve sizlere de lider olarak önermem. Acı ama gerçek; takipçilerinin aklında entelektüel simülasyon yaratamayan bir insana asla bel bağlamayın. İddialı konuşuyorsun diyenler olabilir fakat kusura bakmayın bu konuda iddialıyım çünkü 3. doktora tez konum buydu.

Hızla devam edelim.

Eski Düzen Çöküyor: Dijital Çağda Siyasetin Geleceği Ne Olacak?(2024)
Örneklerle Dı̇jı̇tal Çağın Yeni Polı̇tı̇k Hareketlerı̇ (2024)

Dijital Nesiller: Çağdaş Trendler Online Hayata Nasıl Sıçrıyor?

Dijital çağ ve onun en büyük aracı internet, basit bir bilgi otoyolu olmaktan çıkıp dinamik; siyasi hareketlerin sadece tartışıldığı değil aynı zamanda yaratıldığı sanal bir fikir pazarına dönüştü. Mesela X (Twitter), Facebook ve İnstagram gibi çevrimiçi platformlar, siyasi örgütlenmenin geleneksel, yavaş yanan yöntemlerinin aksine, daha önce hiç olmadığı kadar hızlı patlak veren ve yayılan hareketleri teşvik ederek benzeri görülmemiş bir çeviklik sunuyor. Ve asıl fırsat da bu noktada ortaya çıkıyor. Bir topluluğa ulaşmak için çok düşük maddi bütçelerle mucize yaratabiliyorsunuz (Tabi değerleriniz, vizyonunuz ve misyonunuz doğru tanımlanmışsa).

Avrupa’daki siyasi iklim bu dijital oluşumun mükemmel bir örneğidir. Şimdi bu olguyu örnekleyen birkaç vaka çalışmasına kısaca daha yakından bakalım:

İsveç Korsan Partisi: Dijital Çağda Bir Devrim

Korsan Parti ilk olarak deneyimli politikacılarla dolu, sigara dumanlı bir arka odada ortaya çıkmadı. Bu hareket öncelikle kökleri sanal toplulukların ve forumların zengin topraklarında derinlere kök saldı. İnternet özgürlüğüne, mahremiyete ve şeffaflığa inanan ateşli bir grup insan, bu önemli konuları tartışmak için çevrimiçi ortamda bir araya geldi. Ortak ideolojileri bu sanal ortamdan doğdu. Yani kimler kimlerle nerelerde neler yapıyor ya da yapabilir..

Ancak Korsan Parti sadece internet sohbetleriyle yetinmedi. İnternetin gücünü kullanarak tam teşekküllü bir siyasi hareket başlattılar. Sosyal medya platformları megafon görevi görerek mesajlarını yaydı ve görüşlerini paylaşan insanları bir araya getirdi. Endişelerini paylaşan insanların mesajlarına açık olmalarını sağlamak için, çevrimiçi ortamda belirli demografik grupları hedeflemek üzere veri analitiğini kullandılar.

“Önce dijital çağ” yaklaşımları oldukça işe yaradı. Hareket hızla internet aleminin ötesine geçerek çevrimiçi forumlardan gerçek bir siyasi güce dönüştü. Seçmenler mesajlarına olumlu yanıt verdi ve bu da dikkate değer bir başarı elde etmelerine yardımcı oldu: Avrupa Parlamentosu’nda sandalye kazanmak çok zordu ama oldu. Bu sadece yerel bir zafer değildi; küresel bir etki yarattı ve dijital haklar ve bilgi özgürlüğü konusundaki söylemi şekillendirdi. Korsan Parti’nin başarı öyküsü, çevrimiçi mobilizasyonun siyasi politikayı etkilemedeki muazzam potansiyelini gösteren bir işaret olarak görülebilir.

İspanya’da Podemos (Yapabiliriz) Hareketi

Sosyal medyayı kendi avantajına kullanan İspanyol siyasi partisi Podemos, ülkenin siyasi manzarasında beklenilenden çok daha hızlı şekilde önemli bir oyuncu haline geldi. Kökleri online aktivizme dayanan kemer sıkma karşıtı “Indignados” hareketinden doğan Podemos, gösteriler planlamak, mesajını yaymak ve İspanyol halkıyla etkileşim kurmak için Twitter, Facebook ve diğer platformları ustalıkla kullandı. Podemos, sosyal medyayı akıllıca kullanmasının bir sonucu olarak hızlı bir popülerlik kazandı ve bu da sonunda İspanyol Parlamentosu’nda önemli ölçüde temsil edilmesini sağladı. O dönemde takip ettiğim uluslararası makalelerde partinin başarısından ziyade kat ettiği yolun hızından bahsedilir ve farklı senaryoların rejimleri tehlikeye düşürebileceğinden bahsederlerdi.

Aslında öyle aman aman bir buluş yaptılar da diyemiyorum ama metodoloji sonuca doğrudan etki ediyor. Küresel mali kriz sırasında ve sonrasında büyüyen Indignados hareketi, sosyo-ekonomik eşitsizliklere dikkat çekmiş ve hükümetin kemer sıkma önlemleri uygulamasından duyulan memnuniyetsizliği dile getirmiştir. Aslında temel bu kadar.. ama asıl soru bunu nasıl yaptı? olmalı. Dağınık örgütsel yapısı ve iletişim için dijital platformlara olan bağımlılığı, Podemos’un siyasi hedeflerinde aynı yolu izlemesine zemin hazırladı. Podemos, sosyal medyayı kullanarak alternatif sesler arayan ve geleneksel siyasi partilerden bıkmış insanlara ulaşmayı başardı ve siyasi katılımın önündeki engelleri yıktı.

Bence Podemos’un marjinalleştirilmiş insan gruplarıyla bağlantı kuran ilgi çekici bir hikâye anlatma becerisi en önemli avantajlarından biriydi. Parti, sosyal adalet, yolsuzluk ve gelir eşitsizliği gibi konulara odaklanarak ilerici gündemini sosyal medyada başarılı bir şekilde tanıttı. Bu hikâye, partinin karizmatik liderliği ve taban örgütlenmesine adanmışlığı ile birlikte, desteğe ilham verdi ve patlayıcı büyümesine katkıda bulundu. Bir de bizi düşünsenize… Neyse.

Tabi Podemos’un sosyal medyayı bir siyasi seferberlik aracı olarak kullanmada başarılı olmasının birkaç nedeni var. Her şeyden önce, parti geleneksel siyasi retoriği terk ederek doğrudan iletişim ve katılım lehine, çevrimiçi varlığında özgünlük ve şeffaflığın değerini fark etti. Fikirlerinin duyulduğuna ve sorunlarıyla ilgilenildiğine inanan destekçiler, bu stratejinin bir sonucu olarak kendilerini daha bağlı ve güvende hissettiler. Bu durum bizde var mı? Yok. Bizde tepkiyi yarattığı etki zanneden partiler ile kaybettiği seçimlerden sonra yerinden kıpırdamayan parlamenter görünümlü padişahlar hayatın gerçeği. Kimse onlara ne yapıyorsun diye sormuyor. Soramıyor. Yazık.

Podemos ayrıca mesajını yaymak ve kitlesini genişletmek için hashtag’leri, meme’leri ve diğer dijital içerikleri akıllıca kullanarak sosyal medyanın viral doğasından yararlandı. Parti, internet kültürünün zeitgeist’inden faydalanarak genç ve canlı bir imaj yaratmayı başardı ve bu da özellikle genç demografik gruplardan olmak üzere geniş bir destekçi kitlesinin ilgisini çekti.

Bizde hala demografik temelli farklılaşmanın önemi bilinmiyor. Âmâ göründüğü üzere “baby boomers” son yerel seçimlerde fark yarattı. Hatta emekliler yakında kendi partilerini kuruyorlar. Doğa affetmez, boşluk varsa doldurmak için harekete geçer. Tabi verimlilik başka bir konu.

Dahası Podemos, sosyal medyayı kullanarak, genellikle köklü siyasi partileri kayıran ana akım medya gibi geleneksel bilgi bekçilerini aşmayı başardı. Podemos, anlatısını kontrol ederek ve seçmenlerle dijital kanallar üzerinden doğrudan iletişim kurarak kamusal söylemi etkileyerek yerleşik iki partili sistemin hegemonyasına etkili bir şekilde meydan okuyabildi.

Sonuçta Podemos, sosyal medyayı siyasi stratejisine etkin bir şekilde entegre etmesi sayesinde mevcut düzeni yıkmayı ve İspanya’da yeni bir siyasi çoğulculuk dönemi başlatmayı başardı. Parti, dijital aktivizmi kullanarak dijital teknolojilerin modern siyasetin işleyişinde devrim yaratma kabiliyetini sergilemiştir. Darısı bize diyelim.

İtalya’nın Beş Yıldız Hareketi (M5S)

Komedyen Beppe Grillo liderliğindeki İtalya’daki Beş Yıldız Hareketi (M5S), karar alma ve iletişim için dijital platformlardan yararlanarak önemli bir siyasi güç haline geldi. Blog girişlerini, sosyal medya platformlarını ve çevrimiçi topluluk Rousseauyu kullanan M5S, geleneksel sınırları aşan ve takipçileriyle doğrudan iletişime olanak tanıyan devrimci bir siyasi katılım yöntemi yarattı. Bu yaratıcı dijital yaklaşım, modern siyasi örgütlenmede çevrimiçi platformların devrimci gücünü ortaya koymuş ve partinin hızlı büyümesine ve İtalya’da iktidar pozisyonlarına yükselmesine önemli ölçüde katkıda bulunmuştur.

Politika tartışmalarını ve karar alma süreçlerini hızlandırmak için çok sayıda çevrimiçi aracın kullanılması, M5S’nin dijital katılım stratejisinin temel taşı oldu. Sosyal medya platformlarına aktif katılım ve Beppe Grillo ve diğer parti üyeleri tarafından yazılan blog yazıları aracılığıyla M5S, önemli politika konularında geri bildirim arayarak seçmenleriyle aktif bir şekilde açık söylemde/tartışmada bulundu. Sıradan insanların siyasi söyleme katılmasını sağlayarak, politika yapımına yönelik bu aşağıdan yukarıya yaklaşım, hareketin üyeleri arasında kapsayıcılığı ve sahiplenme duygusunu teşvik etti.

Aydınlanma filozofu Jean-Jacques Rousseau’nun adını taşıyan Rousseau web sitesi, M5S’nin dijital altyapısının önemli bir bileşeniydi. Parti üyelerinin önerilen politikaları tartışabildiği ve oy kullanabildiği sanal bir agora işlevi görüyordu. Bu son teknoloji platform doğrudan demokrasiyi mümkün kıldı ve katılımcıların dünyanın herhangi bir yerinden karar alma süreçlerine katılmalarına olanak tanıdı. Yukarıdan aşağıya liderlik yapılarına sahip geleneksel siyasi partilerin aksine M5S, iç yönetişimi desteklemek için dijital teknolojileri benimseyerek şeffaflığa ve taban demokrasisine bağlılığını göstermiştir.

Kısaca parti, sosyal medya kanallarını stratejik bir şekilde kullanarak seçmenlerle doğrudan iletişim kurabildi ve geleneksel medya bekçilerinin etrafından dolaşabildi. Bu sayede ana akım söylem filtresinden etkili bir şekilde kaçınabildiler. İletişime yönelik bu açık yaklaşım, özellikle düzen siyasetinden bıkmış olan hoşnutsuz bir kitleyi etkiledi ve partinin daha önce görülmemiş bir şekilde öne çıkmasına yardımcı oldu.Tabi bu tip bir örgütlenme maliyet avantajlarını da getirdi.Ülkemizde siyasetin en büyük iki çıkmazından bir tanesi maliyetler. Bir düşünün derim.

Dahası, M5S’nin dijital etkileşime odaklanması, modern siyasetin hızla değişen dünyasında örgütsel esnekliğine ve çevikliğine katkıda bulundu. Parti, çevrimiçi platformların gerçek zamanlı geri bildirim mekanizmalarını kullanarak yeni sorunları anında ele alabilmiş, politika gündemini değiştirebilmiş ve ilgili girişimler için destek toplayabilmiştir. Siyasi örgütlenmeye yönelik çevik yaklaşımı sayesinde M5S, seçmenlerinin değişen ihtiyaç ve önceliklerine uyum sağlayabilmiş ve güncelliğini koruyabilmiştir.

Cephede de böyledir, gerçek zamanlı geribildirim alan taraf daha az kayıp verir. Bu aslında hayat ile ölüm arasındaki farkı belirlemek için önemli bir kriter. Tabi dikkat edilmeyen bir faktör. Siyaseti cepheden farklı görenler var. Yanılıyorsunuz. Gerçek siyaset hakkında en ufak fikriniz yok. Darılmayın. Gerçekleri birinin söylemesi lazım.

Örneklerle Dı̇jı̇tal Çağın Yeni Polı̇tı̇k Hareketlerı̇ (2024)
Örneklerle Dı̇jı̇tal Çağın Yeni Polı̇tı̇k Hareketlerı̇ (2024)

Dijital Öncelikli Siyasal Kimlik Oluşturmak

Gelelim asıl konuya..

Etkileşimlerimiz, bağlantılarımız ve bilgiyi tüketme biçimimiz internet tarafından derinden değiştirildi. Bu değişim, başarının güçlü bir çevrimiçi kişilik geliştirmeye bağlı olduğu siyaseti de etkiliyor. İnternette tutunamayan siyasi partiler tarihi eser olma riskiyle karşı karşıya. Türkiye’de toplamda 142 tane parti var. Bunlardan 125 tanesini toplasanız sosyal medya görünürlükleri endeksinde alacakları puan muhtemelen 10 üzerinde 1 olur. “0” olur” demeye dilim varmadı, en azından gidiş yolundan 1 puan verelim.

Arada bana “sen danışmanlık yapıyorsun, danışmanlık verdiğin kurumlardan ya da insanlardan bazılarını neden bu şekilde eleştiriyorsun?” diyen arkadaşlarım oluyor, ben size buradan sorayım; sizce durum bu kadar vahimken ne yapmalıyım? Göründüğümüz gibi olup, olduğumuz gibi görünmeyelim mi? Neyse devam.

Öncelikle kabul edelim; dijital aktivizm platformlarının, sosyal medyanın ve çevrimiçi haber kaynaklarının ortaya çıkması, bilgi ortamını daha dinamik ve kapsayıcı hale getirdi. Eğer siz burada yoksanız uzmanlığınız hızla düşer. Siz bunu ister kabul edin ister etmeyin. Ustaların bir anda çırağa dönüştüğü nokta bu noktadır. Seçmenler artık geleneksel medya kuruluşları tarafından yayılan mesajların pasif nesneleri değil. Onlar “bile” artık partiler ve adaylar hakkında çevrimiçi araştırma yapıyor, sohbetler gerçekleştiriyor ve destek toplamak için dijital ağları kullanıyorlar.

Siyasi partiler, hele ki maliyet avantajları bu kadar barizken; internet aracılığıyla hedef kitleleriyle etkili bir şekilde etkileşime geçebilir, yakınlık kurabilir, mesajlarını yönetebilir ve destekçi toplayabilir. Macron liderliğindeki La République En Marche, özellikle geleneksel siyasetten bıkmış genç, teknoloji meraklısı seçmenleri hedeflerken, hesaplanmış bir dijital stratejinin nasıl önemli bir seçim başarısıyla sonuçlanabileceğinin parlak bir örneğidir.

Bunu biraz açalım. Macron sıklıkla çok farklı şekillerde eleştiriliyor ve hatta siyasi kimliğiyle dalga geçiliyor (ki bunlara ben de çok gülüyorum) ama onun için “hazırlanan” ekibin kullandığı saha metodolojisi bence çok mantıklıydı. Şimdi bunu biraz örnekleyelim:

Hedef Kitlelere Ulaşmak: Dijital medyanın gelişiyle birlikte partiler artık mesajlarını belirli demografik gruplara hitap edecek şekilde daha başarılı bir şekilde özelleştirebiliyor. Partiler, veri analizi ve hedefli reklamcılık kullanarak yaş, konum, ilgi alanları ve çevrimiçi davranışa dayalı niş kitleleri bulabilir ve bunlarla etkileşime geçebilir. Macron liderliğindeki La République En Marche, şık ve çağdaş bir marka imajı sergileyerek ve yerleşik partilerin yerini alacak yeni bir parti arayan genç seçmenlere hitap eden net mesajlar sunarak bundan yararlandı. Bakınız “yeni parti arayan” dedim. Bir önceki yazımda bu noktayı es geçmeden analiz etmiştim.

İlişki Geliştirme: “La République En Marche” dijital platformları kullanarak bir topluluk hissini teşvik edebildi ve seçmenlerle iki yönlü iletişim kurabildi. Bu noktada dünya standartları ilerici bir noktada tutturuldu da demiyorum. Diyorum ki Fransız siyasal ekosistemine göre daha ileri bir noktada işi kotardılar. Yani partiler seçmenlerle doğrudan etkileşime geçebilir, endişelerine anında yanıt verebilir ve özellikle sosyal medya aracılığıyla güven inşa edebilir. Partiler, seçmenlerin görüşlerini aktif bir şekilde dinleyerek ve tartışmalar düzenleyerek seçmenler arasında daha güçlü bir bağ ve marka sadakati duygusu yaratabilir. Bunu şirketler nasıl yapıyor? Türkiye’de siyasal partiler bunu nasıl yapamıyor? Farkı düşünmeniz benim için yeterli.

Hikayeyi Yönetmek: Yanlış bilginin yaygın olarak yayıldığı ve geleneksel medyanın güvenilirliğini kaybettiği bir dönemde mesajını yönetebilmek kritik önem taşır. “La République En Marche”; dijital platformlar sayesinde, siyasi partilere seçmenlerle aracısız, doğrudan bir iletişim hattı sağlayarak anlatıyı kontrol etme ve yanlış veya yanıltıcı bilgileri çürütme olanağı verdi. Gene koşul bağımlılığın o dönemki Fransız siyasal partiler kümesi olduğunu hatırlatırım. Yani partiler “de” kendilerini güvenilir bilgi kaynakları olarak kabul ettirebilir ve mesajlarında şeffaf ve tutarlı davranarak seçmenleri kazanabilirler. Ülkemiz için zor gibi göründüğünü biliyorum ama bir yerden başlamak lazım.

Destekçileri Harekete Geçirmek: Sosyal medya, taban hareketlerini canlandırmak ve destekçileri çekmek için etkili bir araçtır. Çevrimiçi platformlar siyasi partiler tarafından etkinlikler, protestolar ve mitingler planlamanın yanı sıra bilgi yaymak ve seçmen katılımını artırmak için kullanılabilir. Partiler, sosyal medyanın siyasi sürece katılımı teşvik eden viral doğasından yararlanarak mesajlarını artırabilir ve destekçileri arasında eylemi teşvik edebilir.

Bu başlık altında “La République En Marche”den elde ettiğim izlenim ise şudur:

Çevrimiçi bir varlığa sahip olmak çok önemli olsa da, tek başına yeterli değildir diyebildiler ve denge noktası aradılar. Tabi bu hareketin herhangi bir finansal problemi olmadığını da araya not olarak düşelim. Türkiye’de yabancı finansman kaynakları olmadan bu dengeyi yürütecek kadro kurulumu çok daha zor olacaktır.

Yani yerel partiler dijital çağda başarılı olmak istiyorlarsa markalaşma ve mesaj verme konusunda hesaplı bir yaklaşım benimsemelidir. Seçmenlere hitap eden dijital öncelikli bir kimlik oluşturmak için ayrıntılı bir yol haritası aşağıdaki beş adımla sağlanmaktadır:

  1. Hedef kitlenizin demografik özelliklerini, tercihlerini ve çevrimiçi alışkanlıklarını analiz ederek onlara hitap eden mesajları daha iyi oluşturun.
  • Marka Geliştirme: Tüm dijital platformlarda tutarlı olan ve partinin hedeflerini, değerlerini ve politika önceliklerini yansıtan birleşik bir marka kimliği oluşturun.
  • İçerik Stratejisi: Partinin mesajını kısa ve öz bir şekilde ileten ilginç, paylaşılabilir içerikler üretin. İçeriğin görünürlüğünü ve etkisini artırmak için multimedya formatlarından yararlanın.
  • Etkileşim Stratejileri: Dijital platformlarda seçmenlerle aktif bir şekilde etkileşim kurmak için yorum bırakmak, girdi istemek ve interaktif etkinlikler düzenlemek gibi yöntemleri uygulamaya koyun.
  • Ölçümleme ve Optimizasyon: Dijital performans metriklerini düzenli olarak takip ve analiz ederek markalama ve mesajlaşma stratejilerini değerlendirin. Katılımı en üst düzeye çıkarmak ve stratejik hedefleri karşılamak için gerekli ayarlamaları yapın.

Partiler bu metodik stratejiye bağlı kalarak, seçmenlerin ilgisini çekmek, onlarla derin bağlantılar kurmak ve siyasi değişimi teşvik etmek için internet platformlarının devrim niteliğindeki potansiyelini kullanarak kendilerini dijital alanda başarı için konumlandırabilirler. Bunu şu anda tam anlamıyla başarabilmiş bir parti göremiyorum. Sadece bir iki siyasetçinin kendi gerilla taktikleriyle sivrilmesi söz konusu. Bu kişilerin çevresi de sanırım zaten bu yapılıyor biz anca retweetleriz diyerek geride kalıyorlar.


Başlamanın Yolları

Başarılı bir dijital strateji oluşturmak isteyen bir siyasi partinin hem hedef kitlesini hem de temel mesajını tam olarak anlaması gerekir. Partinin temel inançlarını ve ideallerini belirlemek ve hedef kitle için en önemli konuların farkında olmak bu çabanın merkezinde yer almalıdır. Hedef kitlenin ihtiyaç ve arzularına doğrudan hitap eden, özenle hazırlanmış bir mesaj, her şeyi kapsayan genel bir yaklaşıma tercih edilmelidir.

Ayrıca, demografik veriler daha ayrıntılı bir şekilde incelendiğinde, partinin hedeflediği seçmen tabanını oluşturan bireylerin karmaşık mozaiği ortaya çıkmaktadır. Genç seçmenlerin yükselen sesleri, deneyimli profesyonellerin zekice gözlemleri ve kırsal ve kentsel nüfusun karmaşık bakış açıları, her demografik grubun getirdiği çeşitli fırsat ve zorluklara sadece birkaç örnektir. Bu farklı grupların dijital alışkanlıkları, tercihleri ve çevrimiçi toplulukları hakkında kapsamlı bir anlayış kazanmak, onlarla etkili bir şekilde etkileşim kurmak için çok önemlidir. Parti, kapsamlı bir araştırma yaparak ve sık kullandıkları platformları izleyerek hedef kitlenin ilgi alanları, endişeleri ve iletişim biçimleri hakkında çok değerli bilgiler edinebilir. Bu, başarılı bir etkileşim ve bağlantı için zemin oluşturulmasına yardımcı olacaktır.

Özellikle yeni partilerde benzersiz ve tanınabilir bir çevrimiçi varlık oluşturmak için birleşik bir görsel ve sözel marka oluşturmak çok önemlidir. Bu, özenle oluşturulmuş bir logo, dikkatle seçilmiş bir renk şeması ve partinin ilkelerinin ruhunu yakalayan görsel motifler gibi çeşitli tasarım bileşenlerinin uyumlu etkileşimiyle tanımlanan uyumlu bir görsel kimlik oluşturmak anlamına gelir. Hedef kitlenin ilgi alanlarına hitap eden özlü mesajlar oluşturmaya dayandığından, farklı ve ilgi çekici bir ses markası geliştirmek de çok önemlidir.

Parti, erişilebilirlik ve özgünlük lehine siyasi jargonun geleneklerinden kaçınan bir dil kullanarak seçmenleriyle uyum ve güveni teşvik edecek gerçek bir ilişki kurabilir. Tabi bu yeni kurulan bir parti için önerilerim. Eski partiler ideolojik değişim ya da kadro yıkımı uygulamak durumunda bile kalabilirler. Sadece logo kurtarmaz, kurtarmayacak.

Çeşitlilik içeren bir içerik stratejisi, dijital ortamda uzun vadeli etki ve etkileşimin anahtarı olarak ortaya çıkmaktadır. Parti, içerik formatlarının çeşitliliğini benimseyerek kitlesinin farklı zevklerine ve tüketim alışkanlıklarına uyum sağlayabilir. Bu formatlar sürükleyici videolar ve görsel olarak çarpıcı infografiklerden kısa makaleler ve etkileşimli sosyal medya gönderilerine kadar uzanmaktadır.

Ayrıca, içerik stratejisini her dijital platform için özelleştirerek ve farklı özelliklerini ve işlevlerini kullanarak, parti çeşitli kanallar aracılığıyla erişimi ve rezonansı optimize edebilir. Temel olarak, içerik stratejisi hikâye anlatımı için bir araç görevi görür ve partiye hikayesini vurgulama, izleyicilerden güçlü duygular uyandırma ve davası için savunuculuğa ilham verme yeteneği verir. Tabi bunlar için çok önemli birkaç altyapı çalışması gerekir ki bunu çalışan parti göremiyorum. Namuslu + Nitelikli insan kaynağı Türk siyasetinin en önemli problemi. Fanatik şekilde “önce vatan” (?) diyen insanlar arasında bile gerçekten bu ülkeyi düşünen sayısının %1 ya da %2’yi geçeceğini düşünmüyorum. Artık herkesin derdi yağmacılık. Gerçekleri tarihe not düşmek gerek. Bundan rahatsız olan var ise makaleyi okumayı bırakabilir.

Tabi bunlar da tek başına yeterli değil, olmaz ya da olamaz. Güçlü bir çevrimiçi varlığa giden yol, sürekli bir iyileştirme ve esneklik arayışı ile karakterize edilir. Parti, veri odaklı bir yaklaşım benimseyerek izleyici katılımının karmaşık nüanslarını deşifre edebilir ve dijital gürültü arasında yankı uyandıran sinyalleri belirleyebilir. Parti, etkileşim metriklerini analiz etmek ve hangi içeriğin kitlede yankı bulup hangisinin bulmadığını belirlemek için platform analizlerini kullanarak mesajlarının ve içerik stratejisinin etkinliğine dair değerli içgörüler elde eder. Bu ampirik bilgiyle donatılan parti, sürekli değişen dijital ortamda çevik ve stratejik bir şekilde gezinebilir, stratejisini değişen kitle tercihlerine ve eğilimlerine uyacak şekilde uyarlayabilir ve geliştirebilir.

Kısaca ifade etmek gerekirse:

Bu bölüm, siyasi partilere güçlü bir çevrimiçi varlığın nasıl oluşturulacağı ve seçmenlerin ilgisinin nasıl çekileceği konusunda beş adımlı bir kılavuz olarak görülmelidir. Bunu yazıyorum çünkü Türk insanı özetleri ve okumayı bitirdikten sonra uzmanıymış gibi anlatmayı seviyor. Biz de onları kırmayalım. Bu yüzden:

1.Ana Fikrinizi ve Hedef Kitlenizi Netleştirin:

o Kuruluşunuzun inançlarını ve ilkelerini ana hatlarıyla belirtin.

o Hedef demografinizin (yaş, meslek ve konum) temel kaygılarını belirleyin.

o Onların sorunlarını ele alan kısa ve öz bir mesaj yazın.

2. Hedef Kitlenizi Belirleyin ve Etkileşime Geçin:

o Hedef kitlenizin üyelerinin kullandığı çevrimiçi forumları ve toplulukları araştırın.

o İçeriğinizi ve mesajınızı onların tercih ettiği iletişim yöntemlerine uyarlayın.

3. Tutarlı Görsel ve Sözel Bir Marka Oluşturun:

o İlkelerinizi somutlaştıran bir logo, renk paleti ve görseller kullanarak tüm medya için birleşik bir marka kimliği geliştirin.

o Jargondan uzak duran ve hedefiniz için önemli olan konulara odaklanan özlü, anlaşılır mesajlar oluşturun.

4.Çeşitli İçerik Stratejilerinden Yararlanın:

o Canlı yayınlar, makaleler, infografikler, videolar ve sosyal medya gönderileri dahil olmak üzere çeşitli içerik formatları kullanın.

o İçeriği özelleştirmek için her platforma özgü özellikleri kullanın.

o Materyalin ilginç, eğitici ve paylaşılabilir olduğundan emin olun.

5. Değerlendirin, Elde Edin ve Değiştirin:

o Dijital girişimlerinizi izlemek ve değerlendirmek için platform analizlerinden yararlanın.

6. Hangi içeriğin hedef kitleniz tarafından iyi karşılandığını ve hangilerinin karşılanmadığını belirleyin.

o Verilere yanıt olarak stratejilerinizi, içeriğinizi ve mesajlarınızı değiştirmeye hazır olun.

Bu eylemler, siyasi partilerin güçlü bir çevrimiçi varlık oluşturmasına, seçmenlerin ilgisini çekmesine ve veri odaklı bir strateji benimseyerek seçimleri kazanmasına yardımcı olacaktır. Âmâ şunu da unutmayın. Bu yazdıklarını parça parça deneyen çok fazla siyasi hareket var ama sonuç alınamıyor. Bu sonuçsuzluk başka bir makalenin konusu olabilir. Hatırlatırsanız merak edenler için zevkle yazarım.

Şimdi biraz konunun ara detaylarına inelim.


Dijital Ayak İzi: Bir Topluluk Oluşturmak

Hedef pazarınızı tanımak, onların demografik özelliklerini bilmekten  daha fazlasıdır. Destekçilerinizin sık sık kullandığı Discord sunucularını, belirli bir ilgi alanına sahip Facebook gruplarını ve alt dizinleri bulmak için sosyal dinleme araçlarını kullanıyor musunuz? Eğer “bunlar ne?” diyorsanız ve yüksek pozisyonlu bir yönetici iseniz çağın gerisindesiniz demektir. Lütfen yerinizi gençlere bırakınız. Çünkü bu ekstra önemli platformlar onların endişeleri, ilgi alanları ve tercih ettikleri iletişim yöntemleri hakkında daha fazla bilgi sağlar. Buralardan gelecek bilgiler, ideolojiyi bile kökten sarsabilir. Önemli olan yolda uzun süre yürüyor olmak değil, doğru yolda yürüyor olmak.

İşte geldik sürekliliğin sağlamlığı noktasına…

Dijital Çağın Hedefleri için Platform tipleri

Burada sadece temellerden bahsettiğimi unutmayınız. Bu tip alanlarda bütçelemenin önemli olduğunu da sizlere hatırlatmak isterim. Öncelikle:

Kitlesel Seferberlik için Facebook etkinlikleri, hedefli reklamcılık kullanarak çok sayıda insanı çekebilir. Mesajınızı duyurmak için ilgili çevrimiçi topluluklardaki influencer’larla iş birliği yapın.Tabi başka platformları farklı nesiller için takip etmeniz önemli. Ben şu anda 2024 ve öncesi için konuşuyorum. 5 yıl sonra bu makaleyi okuyup beni eleştirmeyin.

Hedefli İletişim için X, Facebook veya WhatsApp kapalı grupları hedefli konuşmaları, gönüllü koordinasyonunu ve kampanya güncellemelerini kolaylaştırır. Anında geri bildirim almak ve mesajınızı ayarlamak için anketler ve yoklamalar gibi araçlardan yararlanın.

Doğrudan Katılım için ise Twitch veya YouTube Live gibi web sitelerinde canlı yayın yapmak insanların kendilerini daha bağlı hissetmelerine yardımcı olabilir. Partinizin liderleriyle sık sık “Bana Her Şeyi Sor” oturumları veya yüz yüze politika tartışmaları düzenleyin. Kitle katılımını artırmak için canlı sohbet işlevini dahil edin. Ama bu oturumları partinin her düzeyindeki yetkin insanlar yapabilmelidir. Bu sizin partinizin insan derinliğini yansıtacaktır. Eğer bu derinlik sığ ise bu 3 maddeyi es geçmenizi öneririm. Kaş yaparken göz çıkartmayın.

Ayrıca daha önce uyarıda bulunduğum insan kaynakları çalışmanız zayıfsa bu listelerin faydasını göremeyeceksiniz. Ben bunları doğru insan kaynağını oluşturabilmiş yapılar için konuşuyorum. Hatırlatırım.


Nasıl Bir Profesyonel Gibi Örgütlenebilirsiniz?

Konuya doğrudan girelim. Şimdi vereceğim araç isimlerini bilmiyorsanız eğitime ihtiyacınız var demektir. Eğitimi reddediyorsanız nepotist, partizan ya da kronist olmanın ana vatanısınız demektir. Bu sadece sizi bağlamaz aslında. Tüm partinizi bağlar. Ha diyorsanız ki ben bunları biliyorum ama bizde buna ihtiyaç yok; o zaman siz siyasal parti değil, siyasal kahve yöneticisisiniz demektir. Keşke her gerçeği söyleme görevi bana kalmasa. Keşke herkes eğik olan şeyleri eğenlerin yüzüne doğrudan konuşabilse. Ama yok. İş bu kendi halindeki blogda, bana düşüyor.

Basit etkinlik sayfalarının ötesine geçmek için Asana veya Trello gibi sofistike çevrimiçi proje yönetim araçlarını kullanmalısınız. Bu platformlar gönüllü görevlerini yönetmek, birlikte mitingler düzenlemek ve ilerlemeyi izlemek için kapsamlı özellikler sunar. Ekipler, tüm organizasyonel çabaları bu araçlarda merkezileştirerek hedef netliğini koruyabilir, verimliliği artırabilir ve hesap verebilirliği sağlayabilir. Buna ek olarak, proje yönetim araçlarının Microsoft Teams veya Slack gibi iletişim platformlarıyla entegrasyonu bilgi alışverişini kolaylaştırır ve yanlış anlamaları en aza indirir, böylece etkili ekip çalışması ve koordinasyonu teşvik eder.

Zoom vb. aygıtlar da iş görür ama o zaman etkin bir sekretarya kurgulamanız ve gene de bir apay zeka planlayıcıyı parti içinde geliştirmeniz gerekebilir. Tabi bu noktada yazılım geliştirme kapasitenizin olup olmadığını tartmış olmanız gerekir.

Dijital Çağda Anlatının Etkisi

Hedef kitlenizin ilgisini çekmek ve duygusal bağlar oluşturmak istiyorsanız hikâye anlatımını tam potansiyeliyle kullanmak çok önemlidir. Yazarlar, tasarımcılar ve videograflar gibi yaratıcı kişilerle birlikte çalışmak, hedef kitlenizin ilgi çekici ve paylaşılabilir bulacağı içerikler oluşturmayı kolaylaştırır. Mesajınızın kalıcı olmasını sağlamak için tipik bir politika açıklamasının ötesine geçin ve animasyon, açıklayıcı videolar ve hatta kullanıcı tarafından oluşturulan içerik yarışmaları gibi ilginç formatlar kullanın. Anlatımlarınıza özgünlük, empati ve alaka düzeyi katarak hedef kitlenizin dikkatini çekebilir ve onları harekete geçmeye motive edebilirsiniz.

Bence bu tip hizmetleri dışarıdan değil kurum içinden sağlamalısınız. Her partinin kendi reklam ajansı olmalıdır. Bu alanda torpil asla olmamalıdır.

Dijital Çağın Veriye Dayalı Seçimleri

Sosyal medyayı analiz etmek, stratejik karar alma sürecine yardımcı olan paha biçilmez bilgiler sağlar. Basit takipçi sayılarının ötesinde etkileşim ve duyarlılık modellerini belirlemek için daha derinlemesine metrikleri inceleyin. En çok paylaşım, yorum ve tıklama alan içerik türlerini takip edin, böylece kitlenizin tercihlerini belirleyebilir ve içerik stratejinizi uygun şekilde ayarlayabilirsiniz.

Doğru kitle segmentlerinin mesajınızı duyduğundan emin olmak için içeriğinizle etkileşime giren kişilerin demografik özelliklerini analiz ederek hassas hedefleme yapabilirsiniz. Ayrıca mesaj ve görseller için (en temel analiz olan) A/B testi kullanarak içeriğinizi maksimum etki için yinelemeli olarak optimize edebilirsiniz. Tabi başkaca onlarca farklı analiz tipi var ama bunları bu yazıda açmanın bir anlamı yok, siz sadece olduğunu bilin ve kurumunuzda bu analizler yapılıyor mu soruşturun. Bu, kitle geri bildirimlerine ve ampirik kanıtlara dayanarak yaklaşımınızı iyileştirmenize olanak tanır. Burada gelecek söz konusu olduğundan, bu konuyu birkaç dakika içinde daha ayrıntılı olarak ele alacağız.

Algoritmaların Varlığını Kabul Edin

Etkilenmeyi ve etkileşimi optimize etmek için her sosyal medya platformunun farklı algoritmalarını anlamak ve kullanmak çok önemlidir. Platformların içeriği alaka düzeyi, güncellik ve kullanıcı etkileşimine göre nasıl sıraladığını anlamak için iyice araştırın. İlgili hashtag’leri stratejik olarak kullanmak, doğru zamanda paylaşım yapmak ve takipçilerinizi proaktif olarak sizinle etkileşime geçmeye teşvik etmek organik erişiminizi artıracak ve algoritmik tercih edilebilirliğinizi geliştirecektir. İçerik dağıtım stratejinizi platforma özgü algoritmalarla koordine ederek çevrimiçi görünürlüğünüzü artırabilir ve daha geniş bir kitleye ulaşabilirsiniz.

Tabi algoritmaların kullanımı bu anlattıklarımın çok ama çok ötesinde. O kısımları ilgili geçmiş yazılarımda özellikle yazılım ekiplerinin okumasını önerdiğim bölümler olduğunu belirterek anlatmıştım. Hangi makale olduğunu bu sefer linklemeyeceğim.Onu da siz bulun 🙂

Duvarlar Yerine Köprüler Kurmak

Sıcak, kabul edici ve kapsayıcı bir çevrimiçi topluluk oluşturmak, anlamlı bir etkileşim ve topluluk uyumu oluşturmak için çok önemlidir. Aktif yorum moderasyonu (ki gene nitelikli insan kaynağı gerektirir), olumsuzlukları önleyerek ve medeni bir sohbeti teşvik ederek çevrimiçi topluluğunuzdaki sohbetin bütünlüğünü korur. Yapıcı söylemi ve çeşitli bakış açılarını teşvik etmek, insanların düşüncelerini ifade etmelerini ve anlamlı sohbetlere katılmalarını sağlar.

Mesajlarınızın bütünlüğünü korumak ve hedef kitlenizin güvenini muhafaza etmek için, yine de yanlış bilgilere hızlı ve güçlü bir şekilde yanıt vermeli, ikna edici kanıtlar sunmalı ve açıklığı teşvik etmelisiniz. Özgünlüğe, empatiye ve birbirinize saygı duymaya yüksek değer vererek, üretken diyalog ve grup eylemi için bir kale görevi gören, gelişen bir çevrimiçi topluluk oluşturabilirsiniz.

Bu taktikleri uygulamaya koyarak ve yapay zekâ odaklı sosyal dinleme ve analizlerden yararlanarak canlı bir çevrimiçi topluluk oluşturabilir, destekçilerinizi başarılı bir şekilde organize edebilir ve güçlü bir taban hareketi yaratabilirsiniz. Amacınızın sadece sayfanızı beğenmelerini sağlamaktan ziyade bireyleri harekete geçmeye ve siyasetle ilgilenmeye motive etmek olması gerektiğini hatırlayın.

Örneklerle Dı̇jı̇tal Çağın Yeni Polı̇tı̇k Hareketlerı̇ (2024)
Örneklerle Dı̇jı̇tal Çağın Yeni Polı̇tı̇k Hareketlerı̇ (2024)

VERİYE DAYALI KARAR VERME: DİJİTAL KAMPANYALARIN GİZLİ SİLAHI

Buraya kadar anlattıkların ön hazırlık aşamalarını temsil ediyordu. Asıl gelecek burada. Asıl gelecek yani kastım yazının başında verdiğim 3.5 (buçuk tabi ki Macron) Avrupa siyasi hareketinin ileri yapılanması bu aşamadan itibaren başlıyor.Veri artık başarılı dijital stratejilere güç veren bir motor; sadece siyasi moda değil. Siyasi partiler veri analitiğini aşağıdaki şekillerde kullanarak önemli bir avantaj elde edebilirler:

Seçmenin Zihnini Açığa Çıkarmak

Seçmen katılımını tahmin edebildiğinizi, belirli demografik gruplara hitap eden konuları tam olarak belirleyebildiğinizi ve hatta mesajınızın etkisiz olduğu alanları tespit edebildiğinizi hayal edin. Sofistike analitik araçların kullanımıyla şunları keşfedebilirsiniz:

– Demografik hedefleme: Yaş, coğrafya, ilgi alanları ve çevrimiçi etkinlik gibi faktörlere dayalı olarak hangi seçmen gruplarının mesajınıza en çok yanıt vereceğini belirleyin.

– Psikografik Analiz: Hedef kitlenizin inançları, tutumları ve itici güçleri hakkında bilgi edinerek sorunlarını doğrudan ele alan özelleştirilmiş mesajlar sunabilirsiniz.

– Tahmine Dayalı Modelleme: Seçmen katılımını tahmin etmek ve kampanyanızın çabalarını yoğunlaştırması gereken alanları belirlemek için makine öğrenimini ve geçmiş verileri kullanın.

Para İzini Takip Etme: Etkili Bağış Toplama

Ayrıca, elde edilen veriler sayesinde bağış toplama girişimlerini dönüştürebilirsiniz:

Mikro hedefleme: Kimlerin bağış yapma olasılığının en yüksek olduğunu, çevrimiçi faaliyetlerine ve geçmiş bağış modellerine bakarak belirleyin. Bu sayede hedefe yönelik bağış toplama çağrıları yapmak mümkün olur.

Kişiselleştirme: Bağışta bulunma olasılıklarını artırmak için her bağışçıya özel olarak uyarlanmış mesajlar oluşturun.

Gerçek zamanlı içgörüler: Çeşitli bağış toplama girişimlerinin başarısını izleyin ve sonuçları optimize etmek için taktiklerde hızlı ayarlamalar yapın.

Burada bir örnek geliştirmek anlamlı olacaktır diye düşünüyorum.

Volt Europa: Veri Odaklı Bir Başarı Hikayesi Örneği

Bu örneği verirken fikirlerini değil metodolojilerini örnek gösterdiğimi tekrar hatırlatırım.Volt Europa, Avrupa Birliği’nin geleceği üzerine odaklanan bir siyasi harekettir. Bu hareket, gençlik odaklı ve yenilikçi bir yaklaşımla Avrupa’nın entegrasyonunu ve geleceğini şekillendirmeyi amaçlar. Çok farklı kaynaklardan beslenmiş ve kurgulanmıştır…

Öncelikle, Volt Europa’nın veri odaklı stratejisi, seçmenlerin tercihlerini ve davranışlarını anlamak için kapsamlı bir veri analizi üzerine kurulmuştur. Bu analiz, seçmenlerin hangi konulara daha duyarlı olduğunu, hangi iletişim kanallarını tercih ettiğini ve hangi tür mesajların daha etkili olduğunu belirlemek için kullanılmıştır.

Özel mesajlaşma stratejisi, bu veri analizi sonuçlarına dayanarak geliştirilmiştir. Volt Europa, seçmenlere özgü mesajlar oluşturarak etkiyi en üst düzeye çıkarmayı hedeflemiştir. Bu, belirli demografik gruplara veya bölgesel farklılıklara göre mesajların özelleştirilmesini içerebilir. Örneğin, genç seçmenlere yönelik mesajlar farklı olabilir ve belirli bölgelerdeki öncelikler ve endişeler dikkate alınabilir.

Gerçek zamanlı ayarlamalar ise, veri analizine dayalı olarak etkileşim metriklerine sürekli olarak göz atmayı ve stratejileri anında uyarlamayı içerir. Volt Europa, sosyal medya ve diğer çevrimiçi platformlarda gerçek zamanlı geri bildirimleri izleyerek, mesajlarını ve taktiklerini anında değiştirme esnekliğine sahiptir. Bu, hızla değişen politik ortamda rekabet avantajı sağlar ve seçmenlerle daha etkili bir şekilde iletişim kurulmasını sağlar.

Bu arada Volt Europa nedir diye de ilk kez duyuyorsanız bu makale sizin için bir şekilde kırılım makalesidir. Hafife almayın. Biraz önce önerdiğim yeniden meslek seçimi konusunu ele almanız gerekebilir. Her gün dünyadan haberi olmayan ama zaman zaman kendisini seçilmiş insan olarak gören ve hatta kendisini Atatürk ile kıyaslayan insanları görmüş biri olarak ve  tam yeri geldiği için böyle konuşuyor olmamı mazur göreceğinizi umuyorum.


Önümüzdeki Yol Ne Olmalı: Verilere Odaklanan Bir Gelecek

Bu kısmı ortalama anlatılarla geçeceğim çünkü ötesine geçmeyi düşündüğüm anda sizlere sıfırdan veri merkezi kurmanın ya da kiralamanın nasıl yapılması gerektiğinden başlamam gerekiyor ki bu blogda buna gerek yok.

Basit bir soru ile başlayalım.

Siyasal bir parti kuracak olsanız öncelikle hangi birimi kurardınız? Gördüğüm en üst model parti Twitter fenomen bankalarını aylık maaşa bağlama vizyonunu gösterebilmiş durumda. İşe yarar mı? Belki bir süre ama gerçek bambaşka bir şey. Gerçek ya vardır ya yoktur. Taklit edilemez. Bu nokta siyasetin dışında ama aslında en başında kabul edilmesi gereken bir felsefe.

Defalarca söyledim ama tekrar edeceğim. Veri merkezli bir geleceğin damgasını vurduğu önümüzdeki yolda ilerlerken, verinin güçlü bir araç olmasına rağmen karmaşık siyasi ortamın yalnızca bir yönü olduğunu anlamak kritik önem taşımakta. Seçmenler nezdinde güven tesis etmek, etik veri toplama, sorumlu bilgi kullanımı ve açıklık temellerini gerektirir. Ahlaka yüksek değer veren ve veri odaklı bir strateji benimseyen siyasi partiler, hızla değişen dijital ortamın inceliklerini müzakere etmede öncülük edecek ve nihayetinde uzun vadeli başarının yolunu açacak olanlar olacaktır.

Verilerin siyasi kampanyaların her yönünü etkilediği bir dönemde, ahlaki konuların her şeyden önce gelmesi gerekir. Veri toplamaya yönelik katı kuralların korunması, seçmen gizliliğini ve bireysel hakları garanti altına alarak dürüstlüğü ve doğruluğu teşvik eder. Ayrıca, bireylerin onurunu ve özerkliğini korurken stratejik karar alma süreçlerini yönlendirmek için veri analitiği ve iç görülerini kullanmak da sorumlu bilgi kullanımının bir başka yönüdür. Veri uygulamaları şeffaf olduğunda hesap verebilirlik güçlenir ve seçmenlere siyasi kurumları eylemlerinden sorumlu tutma ve iyi bilgilendirilmiş kararlar alma olanağı verir.

Veriler büyümeye ve değişmeye devam ettikçe siyasi partilerin esnek ve uyarlanabilir olması, dönüştürücü potansiyelini gerçekleştirmek için yeni araçlar ve yaklaşımlar kullanması gerekir. Partiler, veri odaklı bir yaklaşım benimseyerek eyleme geçirilebilir içgörüler elde edebilir, eğilimleri tespit edebilir ve seçmen duyarlılığındaki değişiklikleri benzeri görülmemiş bir doğrulukla tahmin edebilir. Partiler, mesajlarını özelleştirerek, sosyal yardım çabalarını en üst düzeye çıkararak ve tahmine dayalı analitik ve makine öğrenimi algoritmalarını kullanarak kampanya stratejilerini geliştirerek hedef kitleleriyle daha iyi bağlantı kurabilirler.

Ancak verilerin faydalı olmasına rağmen, her soruna çözüm olmadığının bilinmesi önemlidir. Veri iç görülerini daha geniş sosyo-politik manzara içinde yorumlamak ve bağlamsallaştırmak için insan muhakemesi, empati ve bağlamsal anlayış hala gereklidir. Veriye dayalı stratejilerin uygulanması da her zaman etik hususlar tarafından yönlendirilmeli ve seçimlerin adalet, hakkaniyet ve insan onuruna saygı değerlerine dayanması sağlanmalıdır. Eğer bunlar yoksa sizi Ne Blackrock finansı ne de Microsoft teknik desteği kurtarabilir.

Mesela İnsan kaynakları yönetiminin akrabaları – hemşerileri partiye doldurma sanatı sanmak, proje yönetimi bilmeyenleri kampanya yönettirmek, lider kumaşı olmayanların kendisini lider olarak atfetmesi, süreç yönetimi ile değişim yönetiminin siyasette nasıl yapılacağının bilinmemesi… Aslında Türk futbolu ile Türk siyaseti arasında doğrudan benzerlik olduğunu görüyorum ve her gün buna daha fazla inanıyorum. Belki bu konu hakkında da zaman içerisinde yazarım.


Son Düşünceler ve Sonuç

Dijital ortam artık günümüz siyasetinin merkezinde yer alıyor ve bir yan konu olmaktan çıktı. Güçlü bir dijital varlık, Türkiye’nin sürekli değişen siyasi ortamında ilgi çekmek isteyen her siyasi parti için zorunludur. Sizler için gene kısa bir özet yapmak isterim ki orası nasıldı? Burası neydi? Yazıların Türkçesi zaman zaman çok karmaşık anlayamadık demeyin.

En basit haliyle tekrar ediyorum:

Bir Dijital Güç Merkezi Geliştirin: Odaklanmış sosyal yardım ve net mesajlar aracılığıyla güçlü bir çevrimiçi varlık oluşturun. Seçmenlerin ilgisini çekmek ve destekçileri toplamak için çevrimiçi forumlardan, sosyal medyadan ve içerik pazarlamasından yararlanın.

Veri Odaklı Bir Yaklaşım Benimseyin: En etkili aracınız veri analizidir. Etkiyi en üst düzeye çıkarmak için seçmen davranışını anlamak, kampanya stratejinizi optimize etmek ve iletişiminizi kişiselleştirmek önemlidir.

Bir Dijital Rüya Takımı Oluşturun: Dijital girişimlerinizin etkinliği ekibinizdeki becerilere bağlıdır. Veri analizi, içerik oluşturma ve sosyal medya yönetimi konularında deneyimli kişileri işe almak ve eğitmek için para harcayın.

Ancak, dijital ortamda başarılı ve etik bir şekilde gezinmek söz konusu olduğunda Türkiye’nin özel bir sorunu var. Siyasi partiler sıklıkla ahlaki veri toplama prosedürleri ve nitelikli dijital uzmanların azlığı ile mücadele etmektedir. İşte bu noktada partiniz kendini şu başlıklar üzerinden farklılaştırabilir:

Şeffaflığı İlk Sıraya Koyun: Verilerin nasıl ve ne zaman toplandığı konusunda doğruyu söyleyin. Ahlaki davranışlara bağlılığınızı göstererek seçmenlerin güvenini kazanın.

Çalışanlarınıza Yatırım Yapın: Dijital yetkinliğe sahip olmanın değerini kabul edin. Çalışanlara, çevrimiçi mobilizasyon ve verilerden yararlanabilecek güçlü bir ekip olabilmeleri için eğitim şansı verin.

Kim bilir? Doğru yaklaşımı benimsediğiniz takdirde Türkiye siyasetinin beklediği dijital gücü siz de elinize alabilirsiniz.  Bazen de olmayabiliyor. Mesela ben küçük çocukken zaten çok uslu bir çocuktum ve her uslu çocuk gibi şirinleri görebileceğimi zannederdim ama tahmin edin ne oldu?

Sonuçta, konumuz siyaset ise artık kalpler ve zihinler için verilen savaşta asıl sihrin gerçekleştiği yer dijital arenadır- dijital dalgalar yaratmaya hazır olursanız haberleşelim. Ülkesini başkaca bir metaya değişmeyecek insanların fikirlerini duymak için her zaman sabırsızlanıyorum.

Yorum yapın

Emeğe Saygı :)